Mevlana ve Mevlevilik
Mevlevilik;
tamamen sevgi ve hoşgörü üzerine kurulmuş bir müessesedir. Hazreti Mevlâna,
yaradana gönül veren, bütün dünyadaki yaratıkları yaradandan ötürü sevmeyi ve
bizlere sevgiden söz etmeyi öğreten bir aşk piridir.
Denizi bir
testiye dökersen ne kadar alır? Bir günün kısmetini
İşte deniz
nasıl testiye kabın genişliği kadar sığarsa Mevlâna da kelime kalıplarına ve
bizim idrakimize, istidadımız nisbetinde sığar. Zaten Mevlâna en kuvvetli, en
üstün idrakin de ötesindedir.
Aşık ol aşık,
aşkı seç ki sen de seçilmiş bir insan olasındiye seslenir.
Kendi
varlığından geçerek Allah’ta fani olmak; yani Allah’a tam bir gönül bağlamak
Allah’a giden en kısa yoldur. Gönlünü Hakk’a vermiş bir insanın artık kendi
benliği kalmamıştır. Onun her zerresinden işleyen Allah’tır. Böylece o kişi
nefsine uyup başkasına zarar verecek kötü işlerde bulunmaz. Allah ahlakına
bürünmüştür. Hz. Muhammed ve Hz. Mevlâna bize bu vasıflarıyla örnek
olmuşlardır.
Mevlâna
cihana sığmayan hudutsuz bir varlıktır. Güzeli, doğruyu, iyiyi, aşkı, hakikati
arayanlara müjdeler veren lâhudî sestir. Zulmette kalanlara teselli sunan
Rahmani sedadır. Ayrılıktan inleyenlere şifa bahşeden devalı nefestir. İnsana
insanı öğretendir. Her şeyin insanda olduğunu ve tüm evrenin insanın emrine
verildiğini öğretendir.
Mevlâna
büyük bir Hak aşığıdır. Aşkın efendisidir. Aşkta yok olmuştur. Bizzat aşktır.
Aşkın ne olduğunu soranlara;
"Benim
gibi ol da bil, ister nur olsun, ister karanlık, o olmadıkça, onu tamamiyle
bilemezsin." buyurur.
İnsan
düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve İslam düşünürlerinin fikir ve
sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan,
insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan
Mevlâna Celâleddin-i Rûmi, müstesna yüce bir varlık, ilahi bir ışık, manevi bir
güneştir. Onun insan düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk, Sevgi ve
Birliktir.
O, bir veli
hüviyetiyle gönüller coşturmuş, bir pir, bir mürşid olan insan aklını nur ile
yıkamış, akıl ve gönülleri kirden ve ikilikten kurtarmış ve temizlemiştir.
O, hiçbir
şeyi inkar etmez, ama her şeyi birleştirir, bütünleştirir ve sevdirir. O
kimseyi ayrı görmez; Çünkü O, herşeyin Allah’ın zuhur ve tecellisi olduğunu
bilir ve bunu gönlüne ve insan aklına hâl olarak yansıtır.
Mevlâna,
aziz ve yüce bir üstattır. Tek başına bir sistemdir, bir hayat ve düzendir.
Ahlakı, ilmi, hikmeti, sevgisi, aklı, tavrı, idraki, davranışları ve herşeyi
ile yüceliği öğreten bir HAL ABİDESİ’dir. Peygamber’in gerçek temsilcisi, aşkın
ve aklın en yüksek öğesi ve gerçeğidir.
İnsan
yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten
insanı kucaklayan Hz. Mevlâna sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün
sembolüdür.